ABD Senatosu Finans Komitesi, Halkbank’ın yargı sürecindeki olası bir “Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması” (DPA) arkasındaki siyasi lobi faaliyetlerini incelemeye aldı. 17/25 Aralık iddialarının uluslararası ayağını oluşturan dava, diplomatik temasların sorgulanmasıyla Washington’da bir hesap verebilirlik krizine dönüşüyor.
ABD Senatosu Finans Komitesi’nin resmi bildirimlerine göre, ABD Adalet Bakanlığı’na Halkbank dosyasıyla ilgili kapsamlı bir inceleme ve şeffaflık talebi iletildi. Komite, Türkiye’nin kamu bankalarından Halkbank ile ABD Adalet Bakanlığı arasında yapılması muhtemel veya müzakere edilen bir “Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması”nın (Deferred Prosecution Agreement – DPA) arka planındaki diplomatik temasların dökümünü talep ediyor.
İncelemenin merkezinde, eski hükümet yetkililerinin ve kayıtlı lobicilerin yürüttüğü faaliyetlerin, bağımsız olması gereken yargı sürecine müdahale edip etmediği sorusu yer alıyor. Komite, bankanın İran’a yönelik yaptırımları delmek amacıyla uluslararası finans sistemini manipüle ettiği yönündeki kanıtların, siyasi anlaşmalar yoluyla örtbas edilme ihtimalini araştırıyor.
Bu gelişme, Halkbank davasının yalnızca hukuki bir teknik süreç (kara para aklama ve bankacılık sahtekarlığı) olmaktan çıkarak, ABD iç siyasetinde yürütme ve yasama organları arasında bir “hesap verebilirlik” krizine dönüştüğünü belgeliyor. Hukuk uzmanlarına göre, olası bir uzlaşma sağlansa dahi, Senato’nun yarattığı bu siyasi baskı, bankanın tabi olacağı 3 yıllık bağımsız denetim (compliance) sürecinin standart prosedürlerden çok daha katı şartlar ve ağır yaptırım riskleri içermesine yol açacaktır.
Detaylar ve Çarpıcı Bulgular
-
Arka Kapı Diplomasisi ve Lobi Çarkı: Senato komitesi, davanın seyrini değiştirmek için ABD ile Türkiye arasında kurulan diplomatik temasların ve tutulan özel lobi şirketlerinin dökümünü istiyor. Özellikle eski hükümet yetkililerinin nüfuzlarını kullanarak Amerikan adalet sistemine müdahale edip etmediği araştırılıyor.
-
“Örtbas” İddiası: Senatörlerin üzerinde durduğu en kritik noktalardan biri, İran’a yönelik yaptırımların delinmesine dair elde edilen devasa kanıtların, yapılan bu DPA (Kovuşturmanın Ertelenmesi) anlaşmasıyla kasıtlı olarak kamuoyundan gizlenip gizlenmediği.
-
Denetim Süreci Kabusa Dönebilir: Halkbank, uzlaşma kapsamında 3 yıllık sıkı bir bağımsız denetim sürecine tabi tutulacaktı. Senato’nun bu sürece siyasi bir ağırlık koyarak müdahil olması, banka üzerindeki uluslararası denetimin çok daha şeffaf, sert ve tavizsiz geçeceğinin en net göstergesi.
-
Siyasetin Finansmanı Tartışması: Bu gelişme, lobi şirketlerine ödenen milyonlarca doların kaynağını ve “döner kapı” (revolving door) olarak bilinen, eski siyasetçilerin lobi şirketleri aracılığıyla yargıyı yönlendirme çabalarını uluslararası bir skandal boyutuna taşıyor.
Yargıdan Siyasete Sıçrayan Kriz
Reuters’ın duyurduğu ve Senato Finans Komitesi’nin bizzat takipçisi olduğu bu gelişme; 17/25 Aralık sürecinde ortaya saçılan para sayma makineleri ve ayakkabı kutularından başlayan zincirin, Amerikan Senatosu’na kadar nasıl uzandığını kanıtlıyor. Olay artık sadece bir Türk kamu bankasının kuralları ihlal etmesi değil, uluslararası finans sisteminin siyasi nüfuz kullanılarak nasıl manipüle edildiğinin bir test davasıdır. Halkbank’ı önümüzdeki 3 yıl boyunca sadece mali denetmenler değil, yargıya siyasi müdahale iddialarının peşine düşen öfkeli bir Senato da izleyecek.
Konuyla ilgili detaylara buradan ulaşabilirsiniz.







