• Hakkında
  • İletişim
22 Ekim 2026, Perşembe
  • Giriş
17-25 Aralık Gerçekleri
  • Anasayfa
  • 17 Aralık
  • 25 Aralık
  • Analiz
  • Belgesel
  • Zarrab Davası
  • Videolar
  • Mağduriyetler
  • Mizah
Sonuç yok
Tüm Sonuçlar
17-25 Aralık Gerçekleri
Anasayfa 17 Aralık

Zarrab eşinin adının fon skandalında geçmesine kızdı: Peki 17/25 polislerinin eşleri?

13.10.2026
in 17 Aralık, 25 Aralık, Analiz, Mağduriyetler, Manşet, Zarrab Davası
8 0
0
Zarrab eşinin adının fon skandalında geçmesine kızdı: Peki 17/25 polislerinin eşleri?
13
PAYLAŞIM
87
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Reza Zarrab, 8 milyar dolarlık dijital varlığın yurt dışına çıkarıldığı iddialarında eşi Dilara Altıntop’un adının gündeme getirilmesine sert tepki gösterdi. Altı aylık hamile eşinin yalnızca isim benzerliği nedeniyle hedef gösterildiğini söyleyen Zarrab, haberlerin kaldırılmasını istedi ve hukuki süreç başlatacağını açıkladı. Zarrab’ın aile mahremiyeti ve masumiyet karinesi üzerinden yaptığı çıkış ise Türkiye’nin yakın tarihinden oldukça çarpıcı bir soruyu beraberinde getirdi: 2013’te Zarrab’ın da gözaltına alındığı yolsuzluk soruşturmasını yürüten polislerin eşleri ve çocukları aynı hassasiyetten ne kadar yararlanabildi?

Türkiye’yi sarsan fon soruşturmasında bu kez geçmişten oldukça tanıdık bir isim gündeme geldi: Reza Zarrab.

Ancak Zarrab bu kez doğrudan bir soruşturmanın şüphelisi olarak değil, eşi Dilara Altıntop’un adının kamuoyunda ortaya atılan bir iddiada geçmesi üzerine yaptığı açıklamayla gündemde.

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, TBMM’de yaptığı konuşmada, fon soruşturmasında adı geçen Özata Denizcilik üzerinden toplam 8 milyar dolarlık dijital varlığın iki soğuk cüzdana aktarılarak yurt dışına çıkarıldığı iddiasını gündeme getirdi.

Akay ayrıca “Dilara Altıntop kim?” diye sorarak söz konusu kişinin para transferleriyle bağlantısının bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi. Ancak Akay’ın ileri sürdüğü 8 milyar dolarlık transfer iddiasının resmi makamlar tarafından doğrulandığını gösteren kamuya açık bir belge henüz bulunmuyor. Sözcü18

Zarrab yıllar sonra sessizliğini bozdu

Akay’ın açıklamasının ardından gözler Reza Zarrab’a çevrildi.

Zarrab, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada söz konusu kişinin kendi eşi Dilara Altıntop olup olmadığını sordu ve eğer başka bir kişiden söz ediliyorsa bunun açıkça düzeltilmesini istedi.

Zarrab, kendisinin ve eşinin bugüne kadar herhangi bir fon ya da borsa faaliyetinin bulunmadığını, Türkiye’deki fonlarla veya soruşturmada adı geçen kişilerle ticari ilişkilerinin olmadığını savundu.

Özellikle altı aylık hamile olan eşinin kamuoyu önünde hedef haline getirilmesine tepki gösteren Zarrab, haberlerin kaldırılmasını ve düzeltme yapılmasını talep ederek hukuki yollara başvuracağını açıkladı.

Buraya kadar Zarrab’ın itirazının hukuken anlaşılmayacak bir tarafı yok.

Bir kişinin yalnızca isim benzerliği üzerinden milyarlarca dolarlık bir skandalla ilişkilendirilmesi elbette doğru değil. İddiada bulunuluyorsa belge ortaya konulmalı; bağlantı yoksa hata düzeltilmeli.

Masumiyet karinesi herkes için geçerli.

Fakat söz konusu kişi Reza Zarrab olunca, Türkiye’nin hafızası ister istemez 13 yıl geriye gidiyor.

Çünkü Türkiye Zarrab’ı ilk kez fon skandalıyla tanımadı

Reza Zarrab adı Türkiye’nin gündemine ilk defa 17 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla girdi.

Zarrab, dönemin üç bakanının çocukları, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ve başka isimlerle birlikte gözaltına alındı.

Soruşturmanın merkezinde İran’la yapılan altın ticareti, kamu bankası üzerinden gerçekleştirilen para hareketleri ve kamu görevlilerine rüşvet verildiği iddiaları bulunuyordu.

Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evindeki aramada ayakkabı kutularının içinde milyonlarca dolar nakit para bulunması, soruşturmanın hafızalara kazınan görüntülerinden biri haline geldi.

Ancak kısa süre sonra Türkiye’de soruşturmanın yönü tamamen değişti.

Zarrab ve diğer şüpheliler tahliye edildi. Dosyalar daha sonra takipsizlikle sonuçlandı. Soruşturmayı yürüten savcı ve polisler görevlerinden uzaklaştırıldı; hükümet ise operasyonu Gülen hareketinin hükümeti devirmeye yönelik bir girişimi olarak tanımladı.

İşin dikkat çekici tarafı, Türkiye’de kapatılan dosyanın bazı temel unsurlarının birkaç yıl sonra binlerce kilometre ötede, New York’taki bir federal mahkeme salonunda yeniden ortaya çıkmasıydı.

Türkiye’de “kumpas” denildi, Zarrab ABD’de “rüşvet verdim” dedi

Reza Zarrab 2016 yılında ABD’de tutuklandı.

Daha sonra Amerikan savcılarıyla anlaşarak suçunu kabul etti ve Hakan Atilla davasında savcılığın tanığı oldu.

ABD Adalet Bakanlığı kayıtlarına göre Zarrab; ABD’yi dolandırmak için komplo kurmak, İran yaptırımlarını ihlal etmek, banka dolandırıcılığı ve kara para aklama dahil çeşitli suçları 26 Ekim 2017’de kabul etti.

Asıl çarpıcı bölüm ise mahkemede verdiği ifadeydi.

Zarrab jüri önünde, İran’a yönelik yaptırımları aşmak için kurduğu sistemde dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a rüşvet verdiğini anlattı.

Mahkemedeki ifadesine göre Çağlayan’a yaklaşık 45-50 milyon euro, ayrıca milyonlarca dolar ve Türk lirası ödeme yapmıştı. Reuters’ın aktardığı duruşma kayıtlarında Zarrab, İran paralarının Halkbank üzerinden altın ticareti yoluyla kullanılması sistemini ayrıntılarıyla anlattı.

ABD savcılığının iddianamesinde de Çağlayan’ın sistemin gelirlerinden on milyonlarca dolar değerinde nakit ve mücevher şeklinde rüşvet aldığı iddia edildi.

Çağlayan hakkında ABD’de suçlama yöneltilmiş olmakla birlikte Türkiye’de bu iddialar kesinleşmiş bir mahkûmiyetle sonuçlanmadı. Türk hükümeti ise ABD’deki davayı siyasi amaçlı olarak nitelendirdi.

Fakat tartışılması çok daha zor olan bir gerçek vardı:

2013 yılında Türk polisinin rüşvet iddiasıyla soruşturduğu Reza Zarrab, dört yıl sonra bir Amerikan federal mahkemesinde gerçekten rüşvet verdiğini kendi ağzıyla anlatıyordu.

17 Aralık dosyası New York mahkemesine kadar gitti

Üstelik ABD davasıyla 17 Aralık soruşturması arasındaki bağlantı yalnızca Zarrab’ın anlatımıyla sınırlı kalmadı.

17 Aralık soruşturmasında görev yapan eski polis merhum Hüseyin Korkmaz da 2017 yılında New York’ta jüri karşısına çıktı.

Korkmaz, Türk polisinin yürüttüğü soruşturmayı ve Süleyman Aslan’ın evinde ele geçirilen paraları anlattı. Savcılık, Türkiye’deki soruşturmada çekilen fotoğrafları da Amerikan jürisine gösterdi. Reuters’ın o dönemki haberine göre Korkmaz, jüriye Aslan’ın evinde bulunan ayakkabı kutularındaki paraları nasıl tespit ettiklerini anlattı

Başka bir ifadeyle Türkiye’de kapatılan soruşturmanın delilleri, yıllar sonra Manhattan’daki federal mahkeme salonunda yeniden konuşuluyordu.

Hakan Atilla ise daha sonra Amerikan jürisi tarafından İran yaptırımlarını delmeye yönelik komplo, banka dolandırıcılığı ve kara para aklama dahil beş suçtan mahkûm edildi.

Zarrab ise savcılıkla yaptığı iş birliğinin ardından uzun süre serbest durumda kaldı ve Temmuz 2026’da ABD’de “yattığı süre kadar ceza” verilerek ayrıca cezaevine gönderilmedi.

Peki Zarrab’ı ilk yakalayan polisler neredeler?

İşte hikâyenin Türkiye açısından asıl çarpıcı tarafı burada başlıyor.

Reza Zarrab’ı 17 Aralık 2013’te gözaltına alan, rüşvet ve para trafiğini araştıran polislerden çok sayıda isim sonraki yıllarda sanık oldu.

2015’te yalnızca 17–25 Aralık soruşturmalarında görev almalarıyla bağlantılı davalardan birinde 17 polis “hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandı.

Daha sonraki davalarda polisler hakkında terör örgütü üyeliğinden darbeye teşebbüse kadar farklı suçlamalar yöneltildi ve ağır hapis cezaları verildi. Bir kısmı ülkelerini terk etmek zorunda kaldı.

Ancak hikâye yalnızca polislerle de sınırlı kalmadı.

Eşler, kardeşler, çocuklar…

17–25 Aralık soruşturmalarında görev yapan bazı polislerin eşleri ve aile fertleri de sonraki yıllarda soruşturmalara dahil edildi.

2017’de Yakup Saygılı, Ömer Köse, Kazım Aksoy ve başka eski emniyet görevlilerinin eşleri, kardeşleri ve aile fertleri hakkında ByLock ve örgüt üyeliği iddialarıyla ayrı bir dava açıldı. AA kaynaklı habere göre 12 kişi hakkında 15 yıla kadar hapis istendi.

Dolayısıyla 17–25 Aralık polisleri açısından yaşanan süreç yalnızca meslekten ihraç, tutuklama ve yıllarca süren cezaevinden ibaret değildi.

Aileler de davaların, tutuklamaların, cezaevi ziyaretlerinin ve uzun ayrılıkların bir parçası haline geldi.

Bazı eski polislerin yıllarca çocuklarından ayrı kaldığı, ailelerin yüzlerce kilometre uzaktaki cezaevlerine gidip geldiği ve aile bireylerinin de ayrı soruşturmalara konu edildiği insan hakları raporlarına ve basına yansıdı. Türkiye’de yürütülen geniş çaplı yargılamalarda uzun ve keyfi tutukluluk eleştirileri bugün de uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlarında yer alıyor.

Biraz da hafıza: Zarrab’ın eşine gösterilen hassasiyet

Ve böylece 2026’ya geliyoruz.

Reza Zarrab bugün haklı olarak şunu söylüyor:

“Eşimin ilgisi yoksa adını bu işe karıştırmayın.”

Doğru.

Eğer Dilara Altıntop’un söz konusu para hareketleriyle ilgisi olduğuna dair somut bir delil yoksa, yalnızca adı üzerinden suçlama yapılması kabul edilemez.

Hamile olması ise meselenin insani boyutunu daha da hassas hale getiriyor.

Fakat insan burada ister istemez yakın tarihin küçük bir cilvesini hatırlıyor.

2013’te rüşvet soruşturması kapsamında Zarrab’ı gözaltına alan polislerin eşleri de vardı.

Onların çocukları da vardı.

Onların aile hayatları da vardı.

Onlar da yıllarca cezaevi kapılarında bekledi.

Bazılarının eşleri ve yakınları ayrıca gözaltına alındı ve yargılandı.

Ve bu polislerin 2013 yılında araştırdığı adam, yıllar sonra New York’ta hâkimin karşısına çıkıp dönemin Ekonomi Bakanı’na on milyonlarca euro rüşvet verdiğini kendi ağzıyla anlattı.

Buradaki ironi kaçırılmayacak kadar büyük.

Bugün Zarrab, eşinin bir iddiayla ilişkilendirilmesinden dolayı “somut bilgi ve belge ortaya koyun” diyor.

Aslında son derece makul bir talep.

Fakat aynı cümleyi 13 yıl geriye göndersek nasıl olurdu?

Somut bilgi ve belge ortaya konulsun.

Banka hareketlerine bakılsın.

Telefon kayıtları incelensin.

Para trafiği araştırılsın.

Şüpheliler mahkeme önüne çıkarılsın.

Deliller savunmayla birlikte bağımsız bir mahkemede tartışılsın.

Yani tam da 17–25 Aralık soruşturmasının yapmaya çalıştığı şey yapılsın.

Türkiye bunu yapmak yerine soruşturmayı kapattı.

Dosyadaki şüphelilerin önemli bölümü yargılanmadan hayatına devam etti.

Soruşturmayı yapan polislerin önemli bir bölümü ise yıllarını cezaevinde geçirdi.

Sonra o dosyanın merkezindeki Reza Zarrab Amerika’ya gitti ve Türk kamuoyunun yıllarca “iddia” olarak tartıştığı rüşvet ilişkilerinin bir bölümünü ABD federal mahkemesinde kendisi anlattı.

Bugün ise aynı Reza Zarrab bize masumiyet karinesini, aile mahremiyetini ve delilsiz suçlamanın ne kadar ağır sonuçları olabileceğini hatırlatıyor.

Haklı.

Keşke Türkiye bu ilkeleri Zarrab’ın eşinin adı fon skandalına karıştığında değil, bundan 13 yıl önce herkes için uygulamış olsaydı.

Belki o zaman Reza Zarrab’ın bugün yaptığı çağrı bize bu kadar tanıdık — ve bu kadar ironik — gelmezdi.

Benzerİçerikler

“17-25 Aralık Yiğitleri” bir bayramı daha tutsak geçiriyor
17 Aralık

ABD’de dikkat çeken 17–25 Aralık analizi: “Soruşturmacılar nasıl ‘terörist’e dönüştürüldü?”

14.10.2026
20 Milyar Dolarlık Fon Krizi Bile Küçük Kaldı: 17–25 Aralık Dosyalarındaki Devasa Para Trafiği Yeniden Gündemde
17 Aralık

20 Milyar Dolarlık Fon Krizi Bile Küçük Kaldı: 17–25 Aralık Dosyalarındaki Devasa Para Trafiği Yeniden Gündemde

13.10.2026
17–25 Aralık Yolsuzluk Soruşturmaları ve Tutuklu Polislerin Durumu, Dünyanın En Önemli İnsan Hakları Konferansında Gündeme Taşındı
17 Aralık

17–25 Aralık Yolsuzluk Soruşturmaları ve Tutuklu Polislerin Durumu, Dünyanın En Önemli İnsan Hakları Konferansında Gündeme Taşındı

09.10.2026
Fon krizinden 17/25’e: Türkiye’de hesap verebilirlik tartışması yeniden gündemde
17 Aralık

Fon krizinden 17/25’e: Türkiye’de hesap verebilirlik tartışması yeniden gündemde

02.10.2026
17-25 Aralık’taki telefon dinleme emirlerini veren hakimler terfi ettirildi
17 Aralık

İbrahim Öztürk’ten Çarpıcı Analiz: 45 Yıllık Soygun Döngüsü ve 17/25 Aralık’ın Bıraktığı ‘Cezasızlık’ Mirası

22.09.2026
ABD’den bir Türk bankasına daha ‘İran yaptırımı’: Golden Global Bank listeye alındı; karar Halkbank ve Zarrab sürecini hatırlattı
17 Aralık

ABD’den bir Türk bankasına daha ‘İran yaptırımı’: Golden Global Bank listeye alındı; karar Halkbank ve Zarrab sürecini hatırlattı

05.09.2026

POPÜLER HABERLER

  • REZA ZARRAB RÜŞVET VERDİĞİ İSİMLERİ İTİRAF ETTİ!

    REZA ZARRAB RÜŞVET VERDİĞİ İSİMLERİ İTİRAF ETTİ!

    361 paylaşım
    Paylaş 144 Tweet 90
  • 25 Aralık savcısı Muammer Akkaş’ın verdiği ilk ve tek röportaj (Özel Haber)

    335 paylaşım
    Paylaş 134 Tweet 84
  • Özel Röportaj: Zekeriya Öz – Bölüm 2 – BBC TÜRKÇE

    273 paylaşım
    Paylaş 109 Tweet 68
  • Özel Röportaj: Zekeriya Öz – Bölüm 1 – BBC TÜRKÇE

    270 paylaşım
    Paylaş 108 Tweet 68
  • Erdoğan’ın Yalanlarının ve Yolsuzluklarının Kaydı

    227 paylaşım
    Paylaş 91 Tweet 57
  • Erdoğan’ın yeğeni Ali Erdoğan, arkadaşının eşini ayartıyor!

    221 paylaşım
    Paylaş 88 Tweet 55
  • Sıfırlama tapeleri gerçek, Erdoğan inkar edemeyecek

    200 paylaşım
    Paylaş 80 Tweet 50
  • Erdoğan İş Adamlarından Rüşvet Alırken

    195 paylaşım
    Paylaş 78 Tweet 49
  • Reza Zarrab Halkbank’ta görüntülendi

    194 paylaşım
    Paylaş 78 Tweet 49
  • Reza Zarrab’ın Para Ağı Ortaya Çıktı!

    191 paylaşım
    Paylaş 76 Tweet 48
17-25 Aralık Gerçekleri

Sıfırlanamayan dosya: 17 Aralık. Hırsızların, arsızların, parasını peşin verenlerin önüne yatanların en uzun gecesi.

Bizi sosyal medyadan takip edin:

Son Haberler

  • ABD’de dikkat çeken 17–25 Aralık analizi: “Soruşturmacılar nasıl ‘terörist’e dönüştürüldü?”
  • 20 Milyar Dolarlık Fon Krizi Bile Küçük Kaldı: 17–25 Aralık Dosyalarındaki Devasa Para Trafiği Yeniden Gündemde
  • Zarrab eşinin adının fon skandalında geçmesine kızdı: Peki 17/25 polislerinin eşleri?

Kategoriler

  • 17 Aralık
  • 25 Aralık
  • Analiz
  • Basın
  • Belgesel
  • Haber
  • Mağduriyetler
  • Manşet
  • Mizah
  • Videolar
  • Zarrab Davası
Sonuç yok
Tüm Sonuçlar
  • Anasayfa
  • 17 Aralık
  • 25 Aralık
  • Analiz
  • Belgesel
  • Zarrab Davası
  • Videolar
  • Mağduriyetler
  • Mizah

© 2020 17-25 Gerçekleri - Unutturulmaya çalışılan ve bir türlü sıfırlanamayan 17-25 Aralık Gerçekleri.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist